reklam
reklam
DOLAR 32,8375 % 0.09
EURO 35,2337 % -0.09
STERLIN 41,7275 % 0.03
FRANG 36,9422 % 0.13
ALTIN 2.452,21 % 0,29
BITCOIN 65.614,00 -1.062

“Özleyeceğim Tek Şey”

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :
reklam

Yaşanmış Hikayeler Köşemizde bugün Furkan Memiş’in anısına kulak veriyoruz.

Herkese merhabalar ben Furkan. Bugün sizlere yeğenimden
ayrılma anımı anlatacağım. Benim yeğenimle aramda hep farklı bir bağ oldu. Dayı
olduktan sonra hayatın anlamı da değişti benim için.

Onunla saatlerce ilgilenmek, oyunlar oynamak dünyanın en
keyif veren aktivitesi oldu sanki.  Onun
gülüşü, kokusu bana huzur veriyor. Dışarıda geçirdiğim zamandan kısıp hep
onunla ilgileniyordum. Eskiden hep derdim ki bir yeğenim olunca onu dışarıya
çıkaracağım, parka götüreceğim.

Şimdi bunları yapma imkanına sahip olduğum için
şükrediyorum. En sevdiğim şey onunla ilgilenmek diyebilirim. Zaman zaman üstünü
sıkı sıkı giydirip dışarı çıkarıyorum. Biraz dolaştırıyorum. Henüz yürüyemiyor
ama onunla konuşup ‘Sen yürümeye başlayınca seninle parka gideceğiz, gezeceğiz
her yeri’ diye konuşuyorum.

İnsanlar, sevdiklerine vakit ayırmalı. Özellikle küçük
çocuklara daha fazla vakit ayırmalıyız. Onlara doğruyu ve güzeli öğretmeliyiz. Çocukların hepsi çok masum. Biz onlara ne
öğretirsek öyle büyüyecekler. Kendi doğrularını oluşturmadan önce bizim
doğrularımızla adım atacaklar hayatta. Bu yüzden daha dikkatli olmamız
gerekiyor diye düşünüyorum.

Ben de yeğenimde bunu uygulamaya çalışıyorum. Sürekli güzel
konuşup, kendi bildiğim doğruları şimdiden anlatıyorum. Paylaşmayı öğretiyorum
ona. Güzellikleri paylaşıyorum. Ona zeka gelişimini geliştirebilecek oyuncaklar
alıyorum mesela. Yaşı büyüdükçe alacağım oyuncaklar da değişecek. Belki
oyuncaklarını hatırlamayacak ama benim saatlerce onunla oyun oynadığımı
hatırlayacak.

Büyüdüğünde, eski zamanlarını düşünürken yalnız hissetmesin
istiyorum. Onunla ilgilenildiğini, önemsendiğini hatırlasın diye uğraşıyorum.
Neyse, bu konulara girince anlatacağım şeyi dağıtıyorum.  Konumuza dönelim.

Askerlik zamanım geldi. Vatan borcumu ödemek için çok
heyecanlıyım. Bilmiyorum herkeste böyle midir ama erkekler askerlik konusu
olduğunda kendini daha cesur, daha kuvvetli ve daha istekli hisseder. Ülkemizin
herhangi bir toprağı üzerinde, başkalarını, bu ülkenin vatandaşlarını
koruyabilecek, onların güvenliğini sağlayabilecek olmak bizim için en büyük nimetlerden
biridir. Bazen düşünüyorum, nöbet tutarken aslında bir başkasının eşini,
çocuğunu hatta yeğenini koruyacağım. Bu yüzden daha kutsal bir vazife gibi geliyor bana askerlik.

Bu
düşüncelerin içerisinde benim canımı acıtan tek şey yeğenimden ayrılmak olacak.
Normalde onlara gittiğimde ayrılırken bile saatlerce ağlar. Şimdi birbirimizden
çok uzun süre uzak kalacağız. İkimizde nasıl dayanacağız bu ayrılığa
bilmiyorum.

O kadar çok
alıştım ki günün herhangi bir saatini onunla geçirmeye. Askerlik dönemi boyunca
canımı en çok acıtacak olan şey bu sanırım.

Vedalaşma
günü geldiğinde, bütün sevdiklerim bizde toplanmıştı. Herkesin elini tek tek
öpüp helallik istedim. Beni merak etmemeleri gerektiğinin de altını çizdim.

Vedalaşma
sırası yeğenime gelmişti. Hala nasıl vedalaştık hatırlayamıyorum. Onu kucağıma
alıp doyasıya öptüm, kokladım. O da bana sarıldı. Saçlarımın kısa haline alışık
olmadığı için biraz garipsemişti başta. Sonra küçücük ellerini saçlarımda
gezdirdi. Beni öptü.

Hani size
demiştim ya normalde bakkala çıkarken bile ağlıyordu yeğenim. O gün hiç
ağlamadı. Ben evden çıktığımda arkamdan gülücükler saçıp el sallıyordu.
Bilmiyorum böyle bir şey mümkün mü ama sanırım o da anlamıştı durumu.

Şimdi izne
geldim. Geldiğim gibi yeğenimle kucaklaştık. Zaman hızlı geçiyor, sanki bir
anda büyümüş gibi. Belki askerden döndüğümde elini tutup gezdireceğim
zamanlarda oluruz.

 

Haber/Kaynak: Sınırkent